17 Haziran 2008 Salı
Kurban bayramında yapılan seyirlik bir oyundur. Kurban bayramının birinci günü akşamı oynanır.
Daha evvelden hazır olan ağaçtan yapılan deve maketi eksikleri gezim akşamına kadar giderilir. Devenin baş kısmı deveye benzetilerek oyulmuştur. (Yada büyükbaş hayvanlardan birinin kafa tası kullanılır.) Dili baş kısmına monte edilmiştir. Ağzı oynaktır .Devenin oynatılırken ve gezdirilirken yed ilmesine yarayan bir de yuları vardır. Devenin ağaç kısmının üzerine kilim ve benzeri şeyler örtülerek kapatılır. İçine girenler zaman zaman değiştirilir. Deve oynatılmasında devenin içindeki kadar devenin sahibi ve oyuna neşe ve ahenk katan hocanın rolü büyüktür. Televizyonun günlük yaşantımıza girmesiyle bu geleneğimiz unutulmaya yüz tutmuştur.
.Hoca okur okurken de bazen üfler gibi yaparak etrafa tükürür. Manilerde belli bir kaide sıra yoktur. Kişinin ustalığına maharetine kalmıştır. O an diline gelen söylediği gibi, belli kalıplaşmış, ezberlenmiş yöresel mani ve tekerlemeler de vardır.
Deveyi hoca okur okur üfler Amin deyin dedikçe hep bir ağızdan AMİN diye bağırırlar. Deve gezdirilirken katılanların tümünü idare ve sevk eden bir kişi ,lider her zaman vardır. Bu kişi ya delikanlı başı yada deve oynatmakta ustalaşmış bir kişi olur.
Günümüzde bir çok seyirlik oyunlar kaybolmaktadır .Düğünlerde gelenekler içinde oynanan seyirlik oyunlarımızın yeni nesle aktarılamaması kaybolmalarına yol açacaktır. Hoca sonunda deveye bir muska yazar deve iğleşir.
Hoca ile devesini okuması için bir pazarlık başlar.
Hoca elinde tespihi başında sarığı ile devenin başına gelir. Hocanın elinde birde değneği vardır. Mani ve hareketlerinle değneğini devenin üzerine vurur .Hoca daha evvelden ezberlediği manileri tüm mahareti ile belli bir alaycı tarz ile sıralamaya başlar.
Hocanın yapacağı okuma işleminde diyoloklar da konuşmalarda hatta manilerde bir sınırlama yoktur. .Bazen o an dile gelen bir mani sevilirse yıllarca ezberde kalabilir.
Hocanın dualarına örnekler.
MANCILIKTAN DEVE MANİLERİ
ALİ İHSAN BAŞOL
Kışın yağmur yağınca her taraf sel akıyor
Elektirikler geleli gündüzü geceye ekliyor
Her nedense bizim köyün kahvecilerine hanım dayanmıyor
Dereköylüler oyun yerine akçekler
Candan yürekten deveye bakcekler
Arabanın içinde afatı görenler
Devemiz düzelsin diye bayramdan sonra
Menemenden deve getirip kescekler
Teftişe çıktı pusula
Dereköyün kurbanından bizede nasip ola inşallah
Yağışlar çok oldu koca dere taştı
Mahmut dayı evciye çıktı sağa sola baktı
Cebinden bir sigara çıkarıp yaktı
Ahmet ağanın 35 senedir durduğu sayayı 15 dakikada yaktı
İstiklal savaşında türkler çok savaştı
Yunanı kovarken dağdan dağa çok aştı
Mahmut dayı cergeyi yaktıda
Evcide durmaktan selameti, aştı
Ekmek alamak için mancılık köyünde fırın varmıdır
Bu köyde öyle düğün gibi tören varmıdır
Bizim raşitlerin mustafa sağdıç
Birgün akşama kadar odun kesmiş
Amcasının oğlu ile gitmişler sabaha kadar bulamamışlar
Acep odunları gören bilen varmıdır
Çocuklar kuş avlamak için lastikten yapar sapan
Sezai sağdıcın evinin duvarları
Göçünce tam olmuş bir kapan
Yağmur yağdımı koca dere çok akıyor
Bir tarafını kestinmi kan damardan akıyor
Herkes pazara koyun kuzu götürüyor
Kerimin izzette kemire (B.K) götürüyor
Raşitlerin Şerif portakalı soymuş
Başucuna koymuş
Ona buna laf atayım derken
Yüzlerini yıkamasını unutmuş
Bekleyen derviş muradına ermiş
Bazıları ise beklemekten gebermiş
Bizim Sezai sağdıçta araplarda gezerken
Evinin çatısı sağlam ama
Nasrettin hocanın mezarı gibi
Duvarları devrilmiş
Hüsnü dayının yaşı yetmiş işi bitmiş
Canı sıkılınca kırk yılda yaptığı cergeyi
Kırk saniyede yakmış
Su derede olursa biter kamış
Uzak yerlerde varmış yemiş
Zekeriyya dayı güzün parkeyi kaybetmiş
Yaza karşı mart ayında bulmuş
Dükkana nohut getirdim kilosu iki buçuk
Burada deve okumaya gelenin biraz aklı kaçık
Ben yaptırdım mehmet nuri dayı taktı ama
Bizim eniştenin demir kapısının arası açık
Türklerkıbrısı fethetti kiliseler boş kaldı papazı yok
Bizim ali sağdıc kavurma yapıyor buğu yok
Evinin önünde 4 tane babacan direk var
Üstünün asması yok
Balyaya gitmek isterde arabayı kaçırırsanız
Çalova üstünden yaya gidiverin
Bizim zekeriya dayı tüm malzemeyi hazırlamış
Dam yapacak usta bulamıyor
Siz usta bulursanız haber veriversin
Suyun üstüne ip gerecek
Eğer zekeriya dayı usta bulamazsa
Bu sene samanları çürüyecek
Birbirinizin kusurlarını araştırmayın çok ayıp
Ben buradan sizlere söyleyeyim sayıp
Badan mehmetin ayakkabılarını kim görürse
Haber versin kayıp
Yağmur yağdı süzüldü
Koyun yola dizildi
Dereköyün devesi iki senedir yoktu ama
Bu sene meydan yerine çıkacak düzeldi
Gökyüzünden uça uça gelen turna değil kazdır
Göl boyunca gördüğünüz kamış değil sazdır
Dereköyün devesi hastaydıda
Buraya deveye bakmaya gelirken
Araba devrildide öle yazdı

MEHMET AYDEMİR
(Sevgili hemşerimiz kendisini bu şekilde tanıtıyor. Antoloji.com!da)
09.08.1069 yılında Almanya'nın şirin kentlerinden Stuttgart'ta doğdum. Aslan burcuyum. 11 yaşımda Türkiye'ye geri döndüm. İlkokulu İstanbul Eyüp 'İslambey ilkokolu' da bitirdim. Ortaokulu memleketim olan Yeşiller cenneti Balıkesir Mancılık Köyü 'Ortaokulu'nu' bitirdim. Liseyi maalesef bazı özel sebeplerden dolayı 2.ci sınıfta bırakmak zorunda kaldım. İş hayatına ise yine ülkemin en bakir kasabalarından Marmaris Datça kasabasında işe başladım. Sonrasında mesleğimin nitelikleri doğrultusunda Antalya'ya yerleştim. Çok sevdiğim biricik eşim ve Ozan adında bir oğlum var. Şu sıralarda onun en iyi eğitimi alması için çalışıyorum.Şiirlerimi okuyan siz Şair ve Şiir sevenlere son bir sözüm var. ' Unutmayın ki bizim yarattığımız enerji dünyanın geleceğidir'
Mehmet kardeşimizin en güzel şiirlerinin yayınlandığı link şiir.edebiyat.org sitesine linten gidebilirsiniz. Bu güzel şiirleri okumaktan kendinizi mahrum etmeyin.
Ayrıca antoloji.com linkinden forum sayfasına ulaşabilir, kendisine not bırakabilirsiniz.
Sevgili kardeşim yüreğine ve kalemine sağlık. Seninle gurur duyuyoruz.
http://www.siir.edebiyat.org/siir/ssl.asp?sair_id=63786&page=1
Mehmet aydemir şiir linki
http://mesaj.antoloji.com/?sayfa=profil&kisi=842094&goster=forum&liste=siir&page=1
forum linki
MEHMET AYDEMİRDEN MESAJ VAR :
Sizlere aşağıda 1997 yılında yazdığım memleketim ile ilgili şiirimi gönderiyorum. Uzun yıllardan beri köyümüze gelemedim. Umarım tüm köylümüz iyidir. Haberleri köyümüzün web sayfamızdan izliyorum. Herkeze selam gönderiyorum.
Mutlu ve sağlıkla kalın.
Mehmet Aydemir
Kalbi de bir yüreği de !
Ağlıyor uzaklarda bir çift göz,
Yarası, acısı kalmış kıyıda,
Teslim olmuş bol dalgalı denize,
Güneş acımasız,
Günler geçip gidiyor,
Aşka hasret dudaklar çatlamış,
Bitmez anam bitmez,
Sarmış etrafını köpek balıkları,
Düşünür bir an arkasında kalan,
Nimetleri...
Toprağını, mis kokulu ovaları,
Dumanlanınca başı,
He deyince vurmasını bayıra,
Çatlak, nasırlı ellerle,
Gem vurmayı atına,
Gezmeyi Güngörmes'i,
Balya'yı, Mancılığ'ı, Dereköyü,
İlkbaharda avlanmayı çayda,
Ramazan bayramında,
Develer kurup oynamayı,
Hatta çırpılarla kovalanmayı,
Köyün Karadayı'sından...
Seyretmeyi gökyüzündeki yıldızları,
Damdan dama türkülerle,
Mertliği elden bırakmadan,
Aşkı ilan etmeyi...
Anadolu çocuğu,
Kalbi de bir yüreği de,
Son nefesinde arar anasını,
Gözlerinde belirir hayali yarinin,
Gurbeti de böyledir,
Rüyası da, hayalide,
Hükmeder bedenine,
Kalbi de bir yüreği de !!!
Mehmet Aydemir 16.01.97 s.00:58
Etiketler: balıkesir, balya, deve, eğlence, mancılık, mancılık köyü, maniler, Mehmet Aydemir
Kaydol: Kayıtlar [Atom]





























Başak-Şafak ÖZKAYA
Fikret ERSÖZ
Apo ile Ender

İbrahim Dönmez






































AyşePARMAKSIZ






























Yorum Gönder